Google NASA’ya Karşı
Hangisi Daha Etkili? Google Earth / NASA World Wind ‘a Karşı
90’lı yıllara kadar dünyaya uzaydan bakmak sadece astronotların ve kozmonotların tekelinde olan bir özellikti. Oysa internet çağını yaşadığımız şu günlerde, artık herkesin dünyaya değil uzaydan şöyle bir bakmak, neredeyse balkonunun içerisine kadar girmesi mümkün. Yeter ki internete bağlı bilgisayarınızda, Google Earth veya NASA World Wind programlarından biri olsun.
Uzaydan dünyaya bir pencereden baktığınızı düşünün, farenizle dünyayı sağa, sola, istediğiniz yöne çevirip zoom yapıp bakmak istediğiniz noktaya tıklıyorsunuz. Ayrıca farenizin tekerleği ile yaklaşıp uzaklaşabileceğinizi de unutmayın. ;)
Dünya Parmaklarınızın Ucunda:
Her iki programın da ücretsiz sürümlerine internetten rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Yani uzaya çıkıp dünyayı seyretmek cebinizi hiç yakmıyor. Dünyalar kadar para vermeden, salonunuzdaki kanepede otururken, dünyanın yedi harikasını kuş bakışı seyretmek artık çok kolay.
Google Earth veya NASA World Wind, aracılığıyla dünya üzerindeki herhangi bir noktaya hiçbir harita bilgisine ihtiyaç duymadan, farenizin tek tıklamasıyla ulaşabilirsiniz. Uzaydan kuş bakışı çekilmiş görüntülerin, siz dünya üzerinde tıkladığınız noktaya yaklaştıkça büyüdüğünü görebilir ve “aaa burası Ahmet Ağabey’in evi değil miydi?” diyecek kadar netleşeceğine emin olabilirsiniz.
Hatta bu arada ülkelerin, illerin, ilçelerin isimleri, bölge sınırları, ekran üzerinde belirerek size yol gösterecek, dağlar, göller gibi doğal yeryüzü şekillerine çoğu zaman bakmanıza bile gerek kalmayacak.
Atalarımız “Sora sora Bağdat bile bulunur” demişler, İnanıyorum ki; Google Earth veya NASA World Wind ile tanışmış olsalardı, “Google / NASA’ya baka baka Bağdat bile bulunur” diyerek sözlerinde düzeltme yaparlardı. Çünkü tanıdığınız bir cadde veya otoyolu takip ederek Bağdat’ı bile bulmak artık çocuk oyuncağı.
Nerede Eski Ulusal Güvenlik Endişeleri:
On, onbeş yıl öncesinin insanları için Google Earth benzeri gelişmeler hayal bile edilemiyordu. Çünkü, her ne kadar teknoloji buna müsaade etse bile, ülkemiz örneğindeki gibi askeri sınırlamalar, ulusal güvenlik programları nedeniyle, bireysel kullanıcıların böyle ölçekli haritalara erişmesi ancak özel izinlerle mümkün olabilirdi.
Artık bu ulusal güvenlik endişeleri Google Earth ile tarihin tozlu raflarındaki yerini aldı. İnternet’e bağlı olan herkes, bir tıklama ile Beyaz Saray’dan Kremlin Meydanına, Eiffel Kulesinden Anıtkabir’e kadar tüm stratejik mekanların en detaylı açık haritalarını görüntüleyip yazıcıdan çıktısını alabilir. Ancak görünen o ki; Google ve Nasa ile her yer görüntülenebiliyor diye, tüm dünyadaki yasadışı örgütler bayram ilan edip, bombalama eylemleri yapmaya başlamadı J (Meraklılarına Not: 11 Eylül Saldırıları, Google Earth’den önceydi)
Adres Sormak Tarih Olurken:
Eskiden 118 diye bir telefon servis hizmeti var(dı!) Bilinmeyen numaraları sormak için kullanırdık. Büyük olasılıkla hala da vardır. Ancak ben kullanmıyorum J Neden derseniz; Aradığım yerin büyük olasılıkla bir internet sayfası oluyor ve bu sayfadan zaten adres, telefon bilgilerine erişebiliyorum. Hatta bazı Google Earth veya Nasa World Wind kullanıcıları eksik olmasınlar, bulundukları mekanın bu programlardaki yakın çekim görüntülerini adres sayfalarına koyuyorlar ki; benim gibi arayan kişiler elleriyle koymuş gibi bulsunlar diye.
Hangisi Daha İyi:
Temelde her iki programın da aynı işi yapıyor olmalarına karşın, birbirlerine çok yakın bir ara yüzle çalışmıyorlar. Ayrıca vermiş oldukları görüntüler de, birbirine yakın uydu çözünürlüklerinde değil maalesef. Bu yüzden, normal kullanıcılar iki program arasında “Dünya ölçeğinde” çeşitli farklar görebilirler. “Dünya ölçeğinde” diye özellikle belirtmemin sebebi, biraz sonra her iki programı da tek tek anlatıp, “NASA World Wind’ın “artılarından” bahsederken daha iyi anlaşılabilir.
Bir Dünya Gözlemcisi “Google Earth”
Google’ın arama sayfasının basitliğini ve aranılan hedef kelimeleri içeren internet sayfalarını getirme hızını bilirsiniz. Google’ın dünyaca meşhur bu özelliği, Earth programında da aynen devam ediyor.
Şimdi Google Earth’ün basitliğine bir örnek verelim. Örneğin İstanbul’a bakmak istiyorsunuz, öyle dünya üzerinde dolaşıp İstanbul’u bulmaktansa, İstanbul bize gelsin istiyoruz. Sol tarafta “Search” bölümünde “Fly To”(Uç) yazan bölgeye İstanbul yazıp ‘enter’ tuşuna bastığımızda, sihirli dünyamız bir anda hareketlenir ve İstanbul bölgesi ekranı kaplayana kadar yakınlaşır.
Hatta Google Earth için, kimi zaman illa gideceğimiz bölgeyi yazmamız da gerekmez. Mesela Eiffel (Eyfel) Kulesi’ne yakından bakmak istiyorsak, ya da Amerika’nın ünlü Grand Kanyon’unu merak ediyorsak (hatta nerede olduğunu bilmesek dahi) yine sol taraftan “Places” (Yerler) başlığından “Sightseeing”(Görülecek Yerler) bölümünün altından “Grand Canyon, US” yazısına tıklarız. Google bizi büyük kanyona götürür.
Diyelim ki; bilim kurgu’ya meraklıysanız, dünya dışı varlıklarla ilgiliyseniz, Gizli Dosyalar programını izliyorsanız, ABD’nin uzaylılarla ilgili komplo teorilerine ev sahipliği yapan 51. bölgeyi duymuşsunuzdur. Bu bölge ile anlatılanları ne kadarının gerçek olduğunu bilemeyiz ancak, Google Earth’ün sol tarafındaki hazır menüde önceki sürümlerde “51. Area “ yazısına tıkladığınızda otomatik olarak gidebiliyordunuz. Şuan ki versiyonda, başka pek çok yer eklenmiş ve 51.bölge bağlantısı kaldırılmış. Artık 51.bölgeyi bulmak “sizin Search yapmanıza kalmış”.
Google Earth’ün Detaylı Özellikleri:
Basitçe dünya üzerindeki noktalara gidebilmemizi sağlayan Google Earth’de, Layer dediğimiz katmanlar aracılığıyla harita üzerinde onlarca detaylı gösterim yaptırma şansına sahibiz. Sol tarafta “Layers” başlığı altından “Roads (Yollar), Borders (sınırlar), Dining (Yemek), Geographic Features (Coğrafi Özellikler) Volcanoes (Yanardağlar), Earthquakes (Depremler) gibi onlarca değişik özellik eklenebilir. Bu sayede aradığımız bölgeyi dünya üzerinde bulmak kolaylaşır.
NASA World Wind İle Dünyadan Fazlasını Görün
NASA’nın bu programında asıl olarak, dünya üzerindeki bulutlanmaları, hava değişimlerini, ülke bilgilerini görmek mümkün. Mac’in başlat çubuğu benzeri bir geçiş menüsüne sahip olan World Wind’ın görsel açıdan Google Earth’den daha başarılı olduğu dikkat çekiyor. Menülerine çok daha çabuk alışıp, ekran üzerinde daha rahat hareket edebiliyorsunuz. Yeryüzü şekilleri ve bölge bilgileri, direkt vikipedia vs. açılan bağlantılar sayesinde, çok daha doyurucu bir içerikle karşımıza geliyor. Bununla beraber, üst düzey bir grafik desteği sunan ekran kartına sahip olmadıktan sonra, yakın planda net görüntüler almak oldukça zorlaşıyor.
Ancak, Nasa World Wind programının en büyük artısı iki noktada kendini gösteriyor. NASA World Wind beraberinde gelen World Wind Mars ve World Wind Moon programları aracılığıyla, isterseniz Mars Gezegenini, dilerseniz Ay yüzeyini detaylarıyla tarayabilirsiniz.
Mars’a yolculuk bir tık ötede:
Kim Pathfinder uzay aracının, Mars yüzeyinde yaptığı gezintilere bakmak ister? Hele aynı bağlantıdan, Pathfinder hakkında detaylı bilgilere ve resimli açıklamalara ulaşmak elinizdeyse, pek çok araştırmacı için, kaçırılmaması gereken bir fırsat olabilir.
Aya seyahatte yanınıza almanız gerekenler:
Bir adet, Jules Verne Aya Seyahat Kitabı, internet bağlantılı bir bilgisayar ve NASA World Wind programı içerisindeki World Wind Moon linkine tıklanması. J Bu üç bileşen sayesinde, Jules Verne ile hayal aleminde yolculuğa çıkarken, program aracılığıyla Apollo serilerini takip edebilir, insan oğlunun aya ilk adım atışının (her ne kadar üstünde geçen yıllara rağmen aya basılıp basılmadığı tartışma konusu olsa da) detaylı bilgilerine erişebilir, ay yüzeyinde sonu gelmez keşiflere yelken açabilirsiniz.
Sonuç: NASA World Wind Google Earth’e Karşı
NASA’nın bu programının Google Earth’den daha eski olmasına karşın, Google ile tanınmışlık düzeyi, onlarca kat artmış görünüyor. Yazılımsal açıdan ilk fark, NASA’nın Microsoft .net Framework programının kurulmadan çalışmıyor oluşu. Bu yazılımı zaten NASA’nın World Wind programını, http://worldwind.arc.nasa.gov/download.html adresinden indirirken eğer bilgisayarınızda yoksa, otomatik olarak Microsoft’un yükleme sitesinden indirebilirsiniz. Google Earth’de ise böyle bir yazılı desteğine ihtiyaç yok.
Sayfa basitliği ve arama yapmada kolaylık olarak Google daha üstün, ancak buna karşılık görsel açıdan grafik zenginliğinde NASA daha başarılı. Erişilen sayfanın görüntüleri açısından bakıldığında Google daha hızlı ve net yüklenen sayfalara sahip, NASA’da ise sayfaların tazelenme oranı daha düşük ve yüzeye yaklaştıkça net görüntü almak (tabii ki ekran kartıyla da orantılı olarak) gittikçe güçleşiyor. Getirilen dünya yüzeyi hakkında alınan bilgiler tarzında olaya yaklaşıldığında, NASA’nın Google’dan açık ara önde olduğu görülüyor. NASA’nın haritalarda ve kurulum aşamasında Türkçe desteğinin olması ek bir avantaj olarak göze çarpıyor. Son olarak, Google sadece Dünya ile ilgili bilgi verirken, NASA buna Mars ve Ay’ı da katmış. Şimdi bu değerlendirmeleri bir tablo eşliğinde inceleyip, son kararı siz okuyuculara bırakıyorum.
|
Değerlendirme Kriteri |
Üstünlük Derecesi (***** Beş Yıldıza Kadar) |
|
|
Google Earth |
Nasa World Wind |
|
|
Harita Basitliği ve Arama Kolaylığı |
***** |
*** |
|
Program Görsel Zenginliği |
** |
***** |
|
Harita Yüklenme Hızı Ve Netliği |
***** |
** |
|
Harita Bilgilendirmeleri |
** |
**** |
|
Ay Yüzeyi Haritaları |
- |
**** |
|
Mars Yüzeyi Haritaları |
- |
**** |
© Bülent Kaçar 2007 www.bulentkacar.net