ELEKTRONİK POSTA GÜVENLİK AÇIKLARI

Mektuplaşmak belki de yazının icadı kadar eski zamanlara dayanmaktadır. Kimi zaman padişahların fermanı, kimi zaman bir sevgilinin duyguları mektupların konusunu oluşturmuştur. Sonuçta; bir yerde yazılan mektup içerisindeki bilginin, diğer tarafa eksiksiz ve hatasız olarak ulaştırılması son derece önemlidir.

Günümüzde  gerek telefonun icadı, gerekse diğer iletişim araçlarının etkin kullanımı ile az sayıda mektup sever kalmıştır. Özellikle Windows işletim sistemiyle beraber kendiliğinden gelen Outlook Express E-posta uygulaması, bu yeni iletişim araçları arasında büyük bir yer tutmaktadır. Bilgisayar başındaki yazım kolaylığı, maliyetinin ucuzluğu, gönderim zahmetsizliği gibi pek çok nedenden ötürü tercih edilmektedir.

İnsanların mektup yerine e-postaları tercih etmeye başlamaları, önceleri posta arabalarını soymaya çalışan haydutların kulvar değiştirerek, e-postaların izlerini süremeye başlamalarına yol açmıştır. Artık çok daha bilgili olarak karşımıza çıkan bu sanal saldırganlar, gönderilen postalara verdiğimiz değer kadar tehlikelidirler.

E-postalarımızın en temel özelliği, bir şifre ile bu posta hizmetini aldığımız firma arasındaki bağımızı oluşturmasıdır. Yani biz kendi şifre ve kullanıcı bilgilerimiz ile e-posta hizmeti veren kuruluştaki kutumuza ulaşır ve oradan postalarımız gönderir ve alırız. Bu işlemi kolaylaştırmak için de Outlook Express vb. bir program aracılığıyla şifre ve kullanıcı bilgilerimizi bir kere bilgisayar sistemimize gireriz ve otomatik olarak programımızı her açışta bu bilgiler kendiliğinden tekrarlanır ve biz de postamızı kontrol eder, çıkarız. Buraya kadar herhangi bir sorun yok Ancak temel problem, gönderip aldığımız postaların içerisindeki paketlerde karşımıza çıkmaktadır!

Kötü niyetli kişiler bizden bir takım bilgileri çalmak için e-posta hesaplarını kullanabilirler. Bazen sahte içerikli yazılar kullanırlar. Bu sayede kendilerini olmadıkları bir kişi gibi göstererek bizim bilgilerimizi edinmeye çalışırlar. Bazen de direkt program yollayabilirler. Amaçları elektronik posta kutumuza gönderilen bu paketin, bizim tarafından açılıp, içindeki zararlı içeriklerin bilgisayara bulaştırılmasını sağlamaktır. Bu bulaşan program sadece göndericinin bizim bilgisayara uzaktan erişmesini mümkün kılabileceği gibi farklı bir adrese yönlendirme de yaptırabilecek içerikte olabilir.Bu farklı adres, başka bir bilgisayara bağlantı kurmayı sağlıyor olabilir. O takdirde bizim bilgisayarımızda başka bilgisayarlara giriş yapılabilir.

Ayrıca e-posta yoluyla ilgili bilgisayara bulaşan herhangi bir virüsün, posta programındaki adres listesindeki tüm adreslere kendini kopyalayarak dağılması sonucu, dünyanın bir ucundan yayılmaya başlayan virüslü bir e-postanın birkaç saat içerisinde tüm dünyayı etkisi altına aldığı pek çok kez görülmüştür. Bu nedenle internetle gelen “küresel özgürlük”, dikkatsiz ve/veya korumasız, güvenliksiz kullanıcılar, bilgi işlem sorumluları vesilesiyle, ”küresel bir tehdit” olarak yaşatılabilir.  

  

ELEKTRONİK POSTA GÜVENLİK AYARLARI
 
E-posta yoluyla gelebilecek pek çok tehditle karşı karşıya olduğumuzu “Elektronik Posta Güvenlik Açıkları” bölümünde bahsetmiştik. Şimdi bu tehditlerin genelde nasıl olduğunu ve E-Posta programlarının ayarlarında nasıl işlemler yapılarak, ne tür önlem alınabildiğine bir bakalım.

E-posta programlarından Windows işletim sistemi ile birlikte gelen Outlook Express pek çok kişinin kullandığı bir programdır. E-postalarımızı kontrol etmek istediğimizde ya Outlook Express yada vb. Bir programı açarak (Microsoft Outlook gibi) otomatik olarak hesabımızı kontrol eder ve gelen giden postalarımıza bakarız. Bununla beraber direkt olarak Web tabanlı bir e-posta servisi kullanıyorsak (Yahoo gibi) önce Internet tarayıcı programımızı açar (Internet Explorer vs.) ve ilgili E-posta sayfamıza ulaşarak kullanıcı adı ve parolamızı yazar ve giden gelen e-postalarımızla ilgileniriz.

E-posta hesapları üzerinden zarar vermek isteyen kişiler yaFake” dediğimiz “sahte” e-postalar göndermekte ve bizim şifre parola gibi bilgilerimizi gönderdikleri e-posta mesajına girmemizi istemekte, yada bizim bilgisayarımızı kendi bilgisayarıymış gibi kullanmalarına imkan sağlayacak uzaktan yönetim programlarını bize yine sahte isimlerle gönderip çalıştırmamızı sağlamayı amaçlamaktadırlar.

Öncelikle “Fake” dediğimiz sahte e-postalara değinelim. Bu tipte gelecek e-postalar için bizim uyanık olmamızdan başka hiçbir yol yoktur! Şöyle ki; hiçbir banka yada Internetten üye olduğumuz kurum veya kuruluş, gönderdikleri e-posta mesajıyla “şifreniz değiştirilecektir veya buyurun sitemizi buradan ziyaret edin” gibi  bir istekte bulunmaz! Bir şifre değiştirilecekse veya siteye girilmesi gerekiyorsa, siz kendiniz tarayıcı programınız üzerine ilgili Web adresini yazarak sayfayı açmalı, ve oraya kendi şifre bilgilerinizi girmelisiniz.

Yoksa e-posta mesajına tıkladığınızda açılan görünüşte ilgili banka yada diğer Internet sitesine girdiğinizi sanırken, aslında girmek istediğiniz Web sitesinin kötü niyetli bir kopyasının olduğu, bambaşka bir siteye adım atmış olursunuz. Dolayısıyla siz gerçek kullanıcı adı ve şifre bilgilerinizi kendi elinizle kötü niyetli site sahibine bırakıp, sizin yerinize istediği işlemi yapmasına sebep vermiş olursunuz.

Dediğim gibi bunun için tek güvenlik önlemi sizin hiçbir e-posta ile gelen mesaja kullanıcı adı ve şifre, parola gibi bilgilerinizi girmemektir.

Bu tipte gelen e-postalar haricinde, sizinle hiç ilgisi olmayan, “Spam” adını taşıyan reklam içerikli çoğu erotik e-posta mesajlarını silerken zamanımızı boş yere çalmakta ve posta kutumuzu doldurmaktadır. Dünya çapında yapılan araştırmalar bu tipteki e-postaların büyük ekonomik zararlara yol açtığı bilinmektedir. Çünkü hem Internet servis sağlayıcılarını, e-posta hizmeti veren işletmeleri, hem de kullanıcıları meşgul ederek küresel ekonomik sisteme yük olmaktadır. Özellikle ABD ve AB ülkelerinde konu ile ilgili hukuksal düzenlemeler yapılmakta olup, reklam amaçlı rastgele e-posta mesajı gönderenler hakkında yasal tedbirlere başvurulması hedeflenmektedir.
Şu an özellikle Yahoo gibi Web tabanlı e-posta hizmeti veren kurumlar “Spam”le mücadele etmekte ve sistem reklam içerikli e-postaları otomatik olarak tanımakta ve normal kullanıcılardan gelen mesajlardan ayrı bir yerde tutmaktadır. Ancak hukuki düzenlemeler yaygınlaşana kadar bu tip reklam e-posta mesajları almaya bir süre daha devam edeceğiz sanırız.

Bunlar haricinde bu bölümdeki asıl konumuz olan “E-posta Güvenlik Ayarlarımıza” gelince; Outlook Express programımızı açtığımızda “Araçlar” menüsünden “Seçenekler” adımı karşımıza gelir. Bu başlık altındaki kartlardan “Güvenlik” bölümü bizim e-posta programımızdaki temel güvenlik noktamızdır.

Bu bölümde yer alan “Virüs Olabilecek Ekler Kaydedilmesin Ve Açılmasın” yazısına onaylayıp “Tamam” tuşuna tıklayarak, güvenlik için en önemli adımı atmış oluruz. Peki nedir bu “Virüs Olabilecek Ekler” ? Bu ekler aslında “Trojan” yada “Truva Atı” dediğimiz  bilgisayarımıza uzaktaki başka bir bilgisayar üzerinden hakimiyet kurabilecek programlar olabileceği gibi, sadece sistemimizin bir kısmını yada tamamını kullanılamaz hale getirmek için gönderilmiş kötü niyetli programlar da olabilir.

Bir e-posta mesajının ekinde eğer bir dosya varsa ve bu dosya sonu “.exe, .bat, .pif, sys, .reg, .scr,” gibi işletim sisteminde kendi başına çalışma yeteneği olan uzantılara sahipse, kesinlikle açılmadan silinmelidir. Bunlar haricinde sonu “.doc, .xls, gibi” makro virüsleri taşıyabilen Word yada  Excel dosyaları da geldiğinden öncelikle güncel bir antivirüs programı ile taramalı, ondan sonra eklentileri açmalıyız.

Bunlar haricinde şu da unutulmamalı ki, eğer bir arkadaşımızın e-posta hesabına virüs bulaşmışsa, onun e-posta hesabından bize gelecek e-postaların “konu satırında” otomatik yazılar içeren mesajlar olur. Örneğin dünyayı kısa bir zaman önce kasıp kavuran  “I Love You,” (Seni Seviyorum)  virüsü, konu satırında yer alan bu mesajdan dolayı aynı isimle anılmaktadır.


© Bülent Kaçar 2005  www.bulentkacar.net