CASUS PROGRAMLAR (SPYWARE)

Internetin küresel bir özgürlük olmasını fırsat bilen sanal korsanlar “Truva Atları” bölümünde detaylı olarak anlatmaya çalıştığımız casus programların haricinde, sistemimizden bir takım bilgiler almaya çalışmaktadırlar. Virüs programları bir kenara bırakıldığında, en tehlikelileri “Truva Atı” diğer adıyla “Trojan” olarak bilinenlerdir. Bunlarla beraber “Internet Explorer Açıklarının” tanıtıldığı “Çerezler” kısmında detaylı olarak bilgi verdiğimiz, sistem bilgilerinin ziyaret edilen Web sayfalarınca çalınması durumu vardır. Son olarak da, bu saydığımız her iki kısma ilaveten genellikle Windows Kayıt Defteri (Registry) ile oynayıp “Çerezler gibi” reklam amaçlı hareket eden Internet tarayıcı programının giriş sayfasını değiştiren, Internete girildiğinde otomatik olarak, çeşitli sitelere yönlendirilen sayfalar açılmasına yol açarak, kullanıcıyı rahatsız eden programlar vardır. Bunların geneline biz “Spyware ” yani “Casus programlar” diyoruz. Bu programlarla mücadele eden programlara da “Anti-Spyware” yani “Karşı Casus Programları” ismini veriyoruz.

INTERNETTEN GELEN  TRUVA ATLARI – “TROJANLAR”

Truva Atları” dediğimiz efsanevi “Tahta At” değil mi? Hatta geçtiğimiz günlerde “Brad Pitt”in başrolünü oynadığı, ülkemizde de gösterime giren “Truva” – “Troy” adlı filmde de geçiyordu. Peki bu atların bilgisayar sistemleriyle ne alakası olabilir?

Aslında geçmiş zamanlara ait bir efsane, ancak bu kadar Internet dünyasındaki günlük yaşadığımız hayata örnek teşkil edecek bir kavram barındırabilir. Şimdi efsaneyi anlatmadan kısaca bu güzel efsaneye konu olan “Tahta At” ile ilgili bölüme gelelim. Bir ülke düşünün, rakip ülkeyi fethetmek istiyor, ancak yüksek surlarla çevrili ve çok iyi korunan bu ülkeye, savaşarak girmeye gücü yetmiyor. Derken bir fikir aklına geliyor! Tahtadan çok büyük bir “At” inşa ediliyor. Bu atın içerisine de küçük bir askeri birlik yerleştiriyor. Daha sonra da savaşla ele geçiremediği, çok iyi surlarla korunan ülkeye gidip bir anlamda savaşı kaybettiklerinin göstergesi olan barış sembolü “Tahta Atı” şehrin surları dibine bırakıyor. Ülke bir bakıyor düşman gitmiş, arkalarında “Tahta Atı” bırakmışlar, alıyorlar surlardan içeri ve savaşı kazanmalarının şerefine büyük bir eğlence tertip ediyorlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde “Tahta At” içerisine gizlenmiş bulunan rakip ülkenin askerleri yerlerinden çıkarak kalenin surlarındaki kapıyı açıyorlar. Böylece içerden açılan bu kaplılardan giren düşman ülke askerleri, ülkeyi fethediyor. Yani savaşla aşamadıkları surları, ülkeye gönderdikleri “Tahta At” içerisindeki askerlerin açtığı kapıdan girerek, kolayca geçmiş oluyorlar. Son olarak efsanevi tahta atın ismi, bu atın içeri girmesini kabul eden “Truva” yani “Troy” şehrinden gelmektedir.

Bu efsanenin Internetteki karşılığı ise şu şekildedir. Bir sistem düşünün, en güncel Antivirüs programları, daima açık Firewalllar ile korunup, işletim sistemi ve programların en son çıkan yama (Service Pack) ile güncellendiğini var sayalım. Şimdi normalde böyle bir sisteme girilmesi pek mümkün değildir. Ancak birisi “Truva Atı” kıvamında bir bilgisayarı uzaktan yönetmeye yarayan küçük bir programı, bu bilgisayara gönderse ve bu gelen programı alan kullanıcı bu programın üzerine tıklayıp çalıştırsa, o çok güvenlikli bilinen sistemin hiçbir fonksiyonu kalmaz! Aynen Truva şehrinin surları gibi, sadece sıcak günlerde gölgelik olarak kullanılabilir.

Şimdi küçük soru cevaplarla  “Truva Atlarını” yakından tanıyalım.

S.-  Uzaktan yönetimi sağlayan programlar (TrojanlarTruva Atları) bir bilgisayara ne yapabilir ki ?
C. - Neler yapmaz ki? Bunun cevabı çok uzundur, onun için sadece “her şeyi” demekle yetineceğiz.

S. - Peki bu tip bir “Truva Atı” sisteme nasıl gelebilir? 
C. - Bilgisayara erişim sağlayan her yolla! Yani, size gönderilen bir e-posta mesajına ekli dosyada olabileceği gibi Internette ziyaret ettiğimiz bir sayfada otomatik olarak çeşitli isimlerle bilgisayara yüklenmek isteyen bir pencerede karşımıza çıkabilir. Hatta bir arkadaşımızın “bak sana ne yükleyeceğim, gözlerine inanamayacaksın” dedikten sonra getirdiği disket veya Cd içerisinde de olabilir. Şirketteki ağ ortamında da paylaşıma açık bir dosyada bulunabilir. Sonuçta dosya kendi kendisine dururken bir şey yapmaz. Ancak üzerine gelip çalıştırdığımızda sistemimize yüklenir.

S. Bize gelen veya yüklediğimiz bir dosyanın Truva atı olup olmadığını nasıl anlarız?
C. Aslında böyle bir dosyayı anlamaya çalışmak yerine “hiç almamak” daha emin bir yöntemdir. Bu nedenle dosyanın uzantısı eğer “.exe, .pif, scr, .com, .sys gibi ise” yani kendinden açılıp sisteme yüklenebilen dosya kesinlikle kabul edilmemeli, görüldüğü yerde silinmelidir. Ancak bazı çok eskiden beri kullanılan Truva atları artık pek çok Firewall ve antivirüs tarafından tanınmaktadır. Bu yüzden önceden indirdiğimiz bir dosya elimizdeki Truva atı tarayıcıları yani “Anti – Spy” karşı casus programları ile taranıp sistemimizden silinebilir.

S. Bu anlatılanlarla beraber, sistemimize önceden giren bir Truva atını nasıl anlarız? Arkasında her hangi bir iz bırakır mı?
C. Aslında bu sorunun cevabı oldukça karışıktır. Şu şekilde, sizin sisteminize eğer “Truva Atını” göndermişlerse ve sizde o programı çalıştırmışsanız, ek bir müdahale yapılmadığı müddetçe bir anlamda sizin bilgisayarınızın kaderi, o kişinin elinde diyebiliriz. Ancak sadece Internete bağlı olduğunuz sürece bu hüküm geçerlidir. Yapabileceği her şey sadece siz Internete bağlıyken gerçekleşebilir. Onun için eğer Internete bağlı iken Cd-Rom’unuz “kendiliğinden“ açılıp kapanmaya başlıyor, fareniz çıldırmış gibi bir o yana bir buyana gidip sizin emriniz haricinde hareket ediyor, sayfalar açıp duruyorsa hemen bilgisayarınıza bağlı Internetin kablosunu çıkarın deriz.

Ek olarak “Truva atları bir iz bırakır mı ?” sorusuna şu şekilde karşılık verilebilir. Internete bağlı iken bilgisayarımızdan Internet ağına doğru on binlerce kapı açılır demiştik bu yazının başında. Bu kapılar çeşitli programlar tarafından standart olarak kullanılır. Örneğin Internet Explorer Web tarayıcı programı daima 80 numaralı port yani kapı üzerinden Internete çıkar. Bilgisayarımıza girmiş bulunan bir Truva Atı da kendisi için tasarlanan bu kapılardan birini kullanır. Eğer sistemimizde bir Firewall varsa bize bir uyarı mesajı gelecektir. Bu “Truva Atı” önceden biliniyor ise Firewall kendisi zaten bizi uyarır, bilinmiyorsa bize “şu program Internete erişmek için izin istiyor izin vereyim mi ?”. anlamında bir mesajla bizden bilgi ister. Biz de ya olayı kendimiz anlar ve “hayır” deriz, yada “Evet” diyerek gönderilen “Truva Atının” kurbanı oluruz. Bu yüzden bilmediğimiz bir programın bizden habersiz Internete erişmesine asla izin vermemeliyiz.

Şunu da belirtmek gerekir ki; Truva atlarını sistemimizde araştıran programların kullandıkları bir diğer yöntem de, demin ifade ettiğimiz “Port” yani kapılara bakmaktır. Eğer herhangi bir kapıdan bir Truva Atı geçmiş ise ilgili kapı “açılmış” demektir. Anti-spy programları bu kapıları kontrol ederek “açık” var mı yok mu diye size bir rapor sunabilirler. Dolayısıyla her bulunan açık bir “Truva Atının” sisteminize misafir olduğunu gösterecektir.

S. Son olarak en yaygın “Truva Atı” programları nelerdir?
C. Uzun zamandır “Truva atı” programları bulunmaktadır ve bu mantık ile çalışan programlara her geçen gün yenileri eklenmektedir. Ancak en bilinenlerden bir kaçının adını verebiliriz. Bunlar, BackOrifice (kısaca BO), Netbus ve SubSeven programlarıdır.

CASUS PROGRAMLARA KARŞI ÇÖZÜMLER:

Normal olarak “Truva Atlarına” karşı pek çok Firewall yeterli olmaktadır. Ancak “Firewalllar” diğer virüs benzeri casus programlara karşı yetersiz kalmaktadırlar. Bu durumda bu küçük “Spyware yada Adware

1- SpyHunter (Resim: spyhunter_spy)

Bilgisayar sistemimize bulaşmış casus programları temizlemek için kullanabileceğimiz bu programın deneme sürümünü dergimiz ile birlikte verdiğimiz Cd içerisinde de bulabilirsiniz. 2.38 Mb. Gibi küçük bir dosya olarak gelen program, Windows işletim sisteminin 98/Me/NT/2000/XP versiyonlarında çalışmaktadır. Windows Kayıt Defterini, sistem klasörlerini ve hafızayı tarayarak casus benzeri yazılımları bulup siler. Ancak deneme sürümünde program sadece ilgili programları bilgisayarda aramakta fakat temizlememektedir. Program kendisini kaldırma eklentisi ile birlikte gelmektedir.

2- Webroot Spy Sweeper (Resim:sweeper_spy)

Neredeyse bu yazıya sığdıramadığımız tüm casus programlara karşı özellikler barındıran bu uygulama, 98’den Xp’ye kadar tüm Windows işletim sistemleri ile uyumludur. Kendisini sistemden otomatik olarak kaldırabilen bu program 3.43 Mb. Büyüklüğündedir. Deneme sürümü içerisinde bir kez güncelleme yapabileceğiniz bu casus avcısı programı elde etmenin maliyeti yaklaşık 30 $. Aynı zamanda sistem üzerinde arka planda çalışan uygulamaları da görüntüleme özelliği bulunması ekstra bir üstünlük kazanmasını sağlamaktadır. Sahip olduğu bu özellikler nedeniyle yurtdışındaki BT çevrelerince ödüle de layık görülmüştür. Detaylı bilgiyi üretici firmanın http://www.webroot.com adresinden öğrenebilirsiniz.

3- Ad-aware (Resim:Adaware_spy)

Windows 95 / 98 / Me / NT / 2000 / XP işletim sistemlerinin tamamında çalışabilen bu program casus yazılımlara karşı son derece etkilidir. Tamamen ücretsiz oluşu, diğer çok yetenekli ama ücretli olan yazılımlara göre daha yaygın olarak kullanılmasını sağlar. Sistem dosyalarını, Windows Kayıt Defterini, hafızayı tarayarak bilgisayar üzerindeki pek çok casus yazılımın saklanabileceği noktaları araştırır. Ek olarak sabit disk üzerinde kendi belirttiğiniz alanları da tarayabilen bu programdan memnun kalmazsanız, kendini otomatik kaldırma özelliğini kullanabilirsiniz.

4- Bazooka Adware and Spyware Scanner (Resim:Bazooka_spy)

Bilgisayarınızda hali hazırda faaliyette bulunan casus programları listeleyip, Internet üzerinden kendi sitesine bağlanarak, işletim sisteminiz üzerinden nasıl kaldırabileceğinizi anlatan bir yazılımdır. Diğer casus avcısı programlar gibi sabit disk üzerinde kaydedilmiş programları bulup temizlemek üzere çalışmaz, sadece aktif olanları görüntüler. Kazaa, Gator, Imesh, Morpheus tarzı pek çok program sistem üzerinde aktif halde bulunur. Bu uygulama aracılığıyla bu paylaşım programlarının sistemdeki yerlerini tespit edip, verdiği online destek ile sistemden kendiniz temizleyebilirsiniz.

5- Zero Spyware (Resim:Zero_spy)

15 günlük deneme sürümü ile gelen bu casus avcısı program Windows 98’den Xp işletim sistemine geniş bir kullanım imkanına sahiptir. 6 Mb. Varan boyutu ile kendi alanındaki programlar arasında oldukça büyük bir dosya yapısı olduğu görülür. Diğer casus avcısı programlardan farklı olarak her an sistemdeki hareketi takip ettiği görülür. Ayrıca bir arama yapma ihtiyacı kalmadan, işletim sistemi üzerindeki casus programlar, çerezler vs. görüntülenir ve detaylı bilgi verilerek silmek isteyip istemediğimiz bize hatırlatılır. Internette gezerken uğradığımız Web sayfası bilgilerini istersek bu program üzerinden de silebilir, otomatik tamamlama ve şifre bilgilerinin Web tarayıcı programımız tarafından kaydedilmemesini bu program aracılığıyla da gerçekleştirebiliriz.

© Bülent Kaçar 2005  www.bulentkacar.net